:) SHAKESPEARE
Temel kütüphaneye gider. Shakespearenin bir kitabini ödünç almak ister. Memur sorar,
- Hangisini?
Bir süre sessizlikten sonra,
- Vilyum.
:) DUL KADIN
Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir kar firtinasina yakalanmislar. Yakindaki bir çiftlik evine arabalarini çekmisler ve evin çekici hanimindan geceyi orada geçirmek için izin istemisler.
- Dul bir kadinim ben diye açiklamis hanim,
- Eger evimde kalmaniza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar.
- Endiselenmeyin demis Jack, ahirda da rahat edebiliriz.
Bir sene sonra Jack, dulun avukatindan bir mektup almis. Arkadasi Bobu çagirarak sormus:
- Bob, su çiftliginde kaldigimiz çekici dul kadini hatirliyor musun?
- Evet, hatirliyorum.
- O gece geç vakit eve gidip, o kadinla yattin mi?
- Evet, itiraf etmeliyim ki bunu yaptim.
- Ona kendi adin yerine benimkini verdin mi peki?
Bob yüzü kizararak cevap verir:
- Evet, korkarim öyle yaptim.
- Eh, sana çok tesekkür borçluyum dostum. Kadin ölmüs ve çiftligini de bana birakmis.
:) MECNUN
Temel Fadimeyle tiyatro gişesine gitmiş:
- Pize içi pilet lütfen.
- Leyla ile Mecnun için mi?
- Hayir Fadimeyle penum için.
:) ASTRONOT
Dallasdaki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bobdur.
Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?
Henuz degil.
Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz...
Ok.
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.
Hey men. Sizi tanidim. Yarin Marsa gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallasta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin.
George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bobun aklina bir fikir gelir.
Yahu Georgecugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim.
Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir. George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh
icerler; sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bobdur.
Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?
Evet Bob. Hem de cok.
Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYOdan ariyorum...
:) ÇOK ZEHİRLİ
İki laz yılan olan Temelle Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idrise donup: Ula Idris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu? diye sormus. Idris sasirmis Ula ne oldu gene demis. Temel de:
Ula biraz once dilimi isirdim da, demis...
:) AYNI ŞEY
Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, Anne, anne. Biraz önce babami ormanda derken annesi sözünü kesmis ve Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler.
Anne çocuga dönmüs, Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum.
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; Bu gün neler yaptigini bize anlatsana demis.
Oglan baslamis; Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar.
:) REÇETE
Lazın eczanesine eli silahlı, yüzü kadın çoraplı iki soyguncu girmiş ve ellerindeki silahi Laza doğrultup:
- Çabuk kasadaki herşeyi ver !
- Özür dilerim, reçetesiz hiçbirşey vermiyoruz.
:) PATRON VE SEKRETER
Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri
arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus
ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar.
Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir.
Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi
sekreterine verir,
Ben yerde uyku tulumunda uyurum der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku
tulumunun icine girerek fermuari ceker. Bir sure sonra tam uyumak
uzereyken, sekreterinin sesini duyar;
Efendim, ben cok usuyorum. Adam fermuari acar, uyku tulumundan cikar, bir
battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak
uzereyken yine sekreterinin sesini duyar;
Efendim, ben hala cok usuyorum. Adam yine fermuari indirir, tulumdan
cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek
fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar;
Ben yine coooook usuyorum. Adam yattigi yerden;
Bir fikrim var. der,
Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez, istersen evliymisiz
gibi davranabiliriz. Genc kadin kikirdar;
Tamam, bana gore hava hos. Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar
bagirir;
OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!
:) TÖREN
Adamın biri yine Karadenizi gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dansediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar :
- Pardon ama ne yapıyorsunuz ?
- Körmüsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz.
:) İSTANBULDAYIM
Laz alacaklılardan kaçmak için kapısının üzerine İstanbuldayım yazmış ve her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş. Yine kapı çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kapı kırılmış ve eve giren birkaç kişi lazın eşyalarını dışarı taşımaya başlamışlar. Bu durumu tavan arasından seyreden laz:
- Ulan şimdi İstanbulda olmasam size gösterirdim.

Rastgele...
 |
| Nefes |
Temele sormuslar.En cok hangi nefesleri se... |
| Toplam gosterim: 94 | |
|
 |
| Gazete |
Başhekim, akıl hastanesinin bahç... |
| Toplam gosterim: 79 | |
|
 |
| Hangisine |
Adamın biri bir fast-food lokanta... |
| Toplam gosterim: 68 | |
|